Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Gerçek Kahramanlara Mektuplar

A. TEMİR

07.Haziran.2014, 11:36

A. TEMİR

Küçükçekmece Toki Şehit Çağlar Canbaz İmam-Hatip Ortaokulu öğrencilerinden ‘Gerçek Kahramanlar’a Mektuplar

Sosyal Antropolog Suat Turgut’un hazırladığı Çanakkale ve Kurtuluş Savaşımıza ait “Gerçek Kahramanlar” çizgi romanlarını okuyan öğrencilerimiz, kendilerini en çok etkileyen kahramana mektup yazdılar.

Yine Suat Bey’in katkılarıyla kitap haline getirilen proje, okuyucularla buluştu. Kendi yazdıklarını bir kitapta görmek öğrencilerimizi heyecanlandırırken, en çok mektup yazılan kahramanın Seyit Onbaşı olduğu görüldü.

Söz konusu çizgi-romanlarda öğrencilerimiz Kılavuz Hatice, Nezahat Onbaşı, küçük kahraman Aleko gibi hiç duymadıkları kahramanların gerçek öykülerini öğrendiler.

Okulumuzda iki kere seminer veren Suat Turgut: “Çizgi Romanlarımızı okuyan öğrenciler, Bugünümüzü borçlu olduğumuz Gerçek Kahramanlarımıza mektuplar yazdılar. Bu gençler, artık ne Örümceklerin ağına düşecektir ne de kötü zihniyetlerin, uyuşturucu tüccarlarının tuzağına.” dedi.

İşte öğrencilerimizin mektuplarından örnekler:

Değerli Kahramanlar

     Öncelikle bize bu Türkiye`yi bıraktığınız için, bu bayrağı indirmediğiniz için, bu ülkeyi alçaklara teslim etmediğiniz için size çok teşekkür ederim.

     Ey cesur Türk Mehmetçiği! Bizim için savaşlarda azimle, cesaretle, canınızı dişinize takarak savaştınız. Asla durmadınız nasıl olsa Türk durmaz, durdurulamaz! Kimde var ki o cesaret bu cennet vatan için savaşabilecek? Mehmetçiklere karşı gelebilecek?

     Durdurulamaz Türk milleti! Kim işgal ederki artık bu ülkeyi? Anlamışlar zaten bir çırpıda yere serildiklerini!

İşgal etmeye gelirlerse ülkemizi,koruruz merak etmeyin bize bıraktığınız eserinizi…

Mehmet Kurtuluş GEZEK

 

Sevgili Seyit Onbaşı,

                Sen Türkiye'nin kahramanısın, sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Senin ve senin gibi şehitlerimize olan minnet borcumuzu nasıl ödeyebiliriz bunu bilmiyorum. Bildiğim tek şey kanınızı döktüğünüz ve canınızı bir an bile düşünmeden verdiğiniz bu cennet vatanı daha iyi bir yerlere getirebilmemiz biz gençliğin elinde olduğudur.

                Bütün dünya devletlerinin birleştiği Çanakkale'de senin ve senin gibi şehitlerimizin iman ile ördüğü bu çelik duvar sayesinde bugün rahat günlerimizi yaşıyoruz. Bütün dünya hindi olarak gördüğü güzel ülkemi nasıl böleriz diye düşünürken akıllarına gelmeyen tek şey yokluğun pençesinde olan fakir ülkemin iman dolu zenginliğiydi. Bu zenginlik senin ve senin gibi cephe arkadaşlarının belki de kader birliği yaptığı arkadaşıydı. Yoksa kimin aklına gelirdi o kadar ağır bir top mermisini tek başına kaldırabileceğini, yine kim düşünebilirdi tek atışla o top mermisinin düşman gemisini batıracağını.

                Sana söyleyecek o kadar çok şey var ki hangisinden başlayayım. Senin zamanına yetişemedim ama biliyorum ki senin zamanında doğmuş yetişmiş ve sana cephe arkadaşı olmuş olsaydım senin yaptığını gözüm kırpmadan yapardım. Neden bu kadar emin konuşuyorum Seyit Onbaşım biliyor musun? Çünkü senin sevdiğin kadar bende bu vatanımı çok seviyorum ve canım pahasına korumaya şu mektupla and içiyorum.

                Müslüman bir ailede doğdum Seyit Onbaşım. Elhamdülillah müslümanım diyorum soranlara. Bazen kafam almıyor dalıyorum kendi kendime soruyorum. Atalarım olan sen ve senin gibi insanlar olmasa idi ve bu vatanı canları pahasına savunmasalardı hangi din mensubu olurdum diye. Sizleri daima anıyoruz. 18 Mart sizlere ayrılan bir gün olsa da, her dini bayramda, Cuma namazında kendi kendimize Allah ile baş başa kaldığımızda ellerimiz semaya yüzümüz kıbleye döndüğünde Allahtan kendim için istediğim şeyler yanında sizleri de rahmetle anıyorum.

                Seyit Onbaşım güzel ülkem sizin bize mirasınız ama bu mirasın sonunu göremediğiniz için bazen seviniyorum. Mezardan kalksan ve başını şöyle bir güzel ülkemin dört bir yanına çevirsen o zaman anlardın ne demek istediğimi. Seyit Onbaşım siz din ile iman ile bu ülkeyi savunurken bugün topumuz, gemimiz, uçağımız ve gurur duyduğumuz bir ordumuz olduğu halde Allah diyenlerin az olması beni korkutuyor.

                Çünkü savaşın topla, tüfekle, uçakla, tankla, gemiyle ve olağanüstü insan gücünden oluşmuş ordu ile kazanılamayacağını siz 18 Mart 1918 tarihinde ispat ettiniz. Benim korkum yok Seyit Onbaşım çünkü güzel ülkemin gençliği eski gençlik gibi değil en azından din yönünden bir uyanış var. Herkes artık en azından dinini öğrenebilmek için türlü türlü imkanlara sahip. Allah bu dini bu milletle zamanında en ileri yerlere taşıdı ya ecdadımızın bu yönünü inşaallah geri kazanacağız.

                Seyit Onbaşım bu mektubu tek başıma yazmak istedim ama yaşım itibari ile bazı konularda geri olabileceğimi düşünerek babamdan yardım aldım. Yoksa bu kadar cümleyi bir araya getirmek benim ne haddime. Babamla düşüncelerimi paylaştım sana ve senin gibi şehitlerimize olan özlemimi saygımı anlattım oda biraz yönlendirdi beni.

                Biliyorum bu mektup senin eline geçmeyecek ama senin maneviyatın zaten her zaman yanımızda değil mi? Sana bu mektubu yazmam demek seni sevdiğimi belirtmek amacı taşımaz mı? Sen ve senin gibi aziz şehitlerimizin hatırasını yaşadığım müddetçe anacağım, dualarımda seni ve cephe arkadaşlarını asla unutmayacağım. Çanakkale geçilmez dedirten insanlar zaten nasıl unutulabilir. Sevgi ve dua ile değerli büyük büyük büyük babam atam ecdadım Seyit Onbaşım... Torunun Burak.

     Burak İbrahim ÖZCAN

 


Türkçe Öğretmeni Abdurrahman TEMİR İstanbul'dan haber verdi

Bu haber 1712 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
NECMETTİN ÖĞRETMEN
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
GÖRMEZ MİSİN?
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
Bir Bekleyişsin Sen Sevdiğim
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
Öğretmene Nasihat
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Arzu METLİ Arzu METLİ
MASAL
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi