Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

HAYATIN İŞARETLERİ

Arzu METLİ

12.Kasım.2017, 00:16

Arzu METLİ

                  


        HAYATIN İŞARETLERİ

     Noktalama işaretleri ile yaşadıklarımız arasında benzerliklerin olduğunu düşünürüm. Nasıl ki yazılı bir metinde doğru ve eksiksiz bir anlatım için noktalama işaretlerine ihtiyacımız varsa olup bitenlerin de doğru okunması için yaşadıklarımızı iyi analiz edebilmeliyiz.

     Biten, geri dönüşü olmayan şeylerin sonuna da nokta koymasını bilmeliyiz. Kararlı olmak, hayatımızın daha kolay olmasını sağlayacaktır. Bazı konularda kararsız kalmak ya da açık kapı bırakarak yaşamaya devam etmek, sonrası için bizi daha çok yıpratabilir. Çok zorlamamak gerek olduğu kadar, gittiği yere kadar yaşanmalı bazı şeyler ve en önemlisi de bittikten sonra tekrarı yaşanmayacak şeyler için noktayı kullanmalıyız.

    Soru işaretlerinin varlığı da kaçınılmazdır yaşarken. Anlamlı, farklı bir yaşama sahip olmak için sorgulamak gerekir olayları, insanları. Cevapsız kalacak sorularımız da muhakkak olacaktır ancak sorgulanmadan kabullenilmiş her şey, birer soru işareti olarak aklımıza, ruhumuza takılıp kalacaktır. İnsan, cevabını bildiği şeyleri de sormayı sever. Küçük ümit kırıntıları buna zorlar onu. Olumsuz bir tepkiyle ya da ret edilişle karşılaşacağını bile bile yeni cevapların peşine düşmek ister. Bazen de belirsizlikler, zihnimizi kurcalar. Bazı şeylerin net ve anlaşılır olması, biraz zaman alabilir. Yaşadıklarımızın yanına bir soru işareti ekleyip zamana bırakmalıyız. Şüphemiz veya belirsizlikler sona erdiğinde cevapsız hiçbir şey kalmayacak, soru işaretleri kendiliğinden kaybolacaktır.

    Tanıdığımız insanlar veya karşılaştığımız olaylar, kimi durumlarda birbirine o kadar çok benzer ki onları ayrıca açıklama zahmetine katlanmak istemeyiz ve hepsi için üç nokta kullanabiliriz. Aynı bencillikler, hırslar, çekememezlikler, sahtekarlıklar, hayal kırıklıkları, bizi o kadar çok yorar ki hepsinin birer tekrar olduğunu fark ettikçe üç nokta yakın arkadaşımız olur, onu sık sık görürüz. Sadece kendimize itiraf edebildiğimiz gerçeklerin kahramanları bizde saklıdır. Onların isimleri, bizde sırra kadem basmıştır. İsimlerinin yerine üç nokta kullanmak isabetli olacaktır. İsmiyle, cismiyle bize huzur verenler, zaten apaçık hayatımızda yer alacaklar ve onları tanımış olmaktan hep mutlu olacağız. Son veremediğimiz ve kopmak istemediğimiz ilişkilerimizde ise noktalı virgül, yardımımıza koşar. O ana kadar yaşadıklarımızı, şöyle arka arkaya virgülle sıralayıp gruplara ayırdığımızda yaşananlar, anlaşılır olacaktır. Nerede, hangi yanlışı yaptığımızı; kime gereğinden fazla hak etmediği kıymeti verdiğimizi böylece daha iyi fark ederiz.

    Düşünebilen bir canlı olmakla beraber aslında duygularımız ön plandadır çoğu zaman. İşte, duygusal anlarımızda ünlem işaretiyle yola devam deriz. Sevinçlerimiz, korkularımız,heyecanlarımız, şaşkınlıklarımız, bazen bizi öyle bir ele geçirir ki ne olduğunu anlayamayız bile. Çok uzun zamandır beklediğimiz iyi bir haber, bize ulaştığında ayaklarımız yerden kesilir, sevinçten havalara uçarız. Korktuğumuz şeyler, başımıza geldiğinde ise karamsarlık, ruhumuzu tamamen kaplar; ufacık bir umut ışığı bile göremeyiz. Duygular böyledir işte hem yoğun hem de zıtlıklar içinde gösterir kendini. Güvendiğimiz, sevdiğimiz, kaybetmek istemediğimiz kişi, aynı isimse şaşırmaya da üzülmeye de kendimizi hazırlamalıyız. Beklemediğimiz, ihtimal bile vermediğimiz durumları onlar bize yaşatır.

     Noktalama işaretlerini, yerinde ve işlevine uygun kullanmamız nasıl bir kuralsa yaşananları da bize bunu yaşatanları da hayatımızda doğru yerde tutmalıyız. Karmaşanın, belirsizliğin, gönül sızılarının, gözyaşlarının sebebi, sırf yanlış insanlara değer vermemiz, bazılarını gözümüzde çok büyütmemizdir. İrademizin dışında kalanların,  bizi yıpratmaması için sabırla yolumuza devam etmeliyiz. Mucizeler beklemek yerine mucizenin kendisi olan hayatımızın hakkını vererek yaşamalıyız.      



      Arzu METLİ

Bu haber 6 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
İNSANIN KIYMETİ
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi