Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BİLMECE- ARZU METLİ

BİLMECE- ARZU METLİ

Tarih 13.Ekim.2014, 22:25 Editör Arzu METLİ

O sesi susturmak için her şeyin başladığı o ilk güne dönüp cevaplar bulmaya çalışırdı.



BİLMECE

 

        Son dönemde yaşadıkları, hayatını tam bir bataklığa çevirmişti. Ondan kurtulmaya çalıştıkça daha da saplanıp kalıyordu. Her çırpınışı, kurtulmasını imkânsız kılan bir eyleme dönüşüyordu. Nasıl ve ne zaman düştüğünü anlayamadığı bu derin çukur, gün geçtikçe onu yutmaya, tüketmeye devam ediyordu.

        Zihni bir an olsun rahat bir nefes alamaz hale gelmişti. Kaçmaya, kurtulmaya çalıştığı düşünceler, tıpkı bala üşüşen sinekler gibi benliğini sarmalamıştı. Onları kovmaya çalışsa da onu terk etmemekte çok kararlı oldukları belliydi. O hiç  susmayan iç sesiyle kanlı bıçaklı olup çıkmıştı. İşin en kötü tarafı ise bu sessiz savaştan kimsenin haberi yoktu.

       Etrafına gülücükler saçıp yerine getirmekle yükümlü olduğu rollerinin hakkını vermek zorundaydı. Dertsiz, tasasız bir görüntünün altında biçare bir gönül yaşıyor fakat bunu kendinden hariç bilen yoktu. Hoş, bilseler ne değişecekti ki… Derdinin dermanı çok uzaklarda veya birilerinde değildi, dert de derman da aynı bünyede saklıydı. Tekrarlamaktan yorulduğu ve onu en çok yıpratan fikir ise “ Ben, bu hâle nasıl geldim?” sorusuydu. Gün içinde bu soru, muhatap olarak onu seçer, cevabın gelmeyeceğini bile bile kalbini, ruhunu esir alırdı.

       O sesi susturmak için her şeyin başladığı o ilk güne dönüp cevaplar bulmaya çalışırdı. Telefonda yapılan kısacık bir konuşmanın yıllar sürecek bir işkenceye dönüşeceğini elbette tahmin edemezdi. Sonra hep şunu düşünürdü: “ Belki o gün, o konuşma yaşanmasa ben de bugün bu durumda olmazdım.” Her şeyin suçlusu olarak yapılan birkaç dakikalık konuşmayı görür, kendini kandırdığını çok geçmeden zaten anlardı. Bazı şeylerin yaşanması kaçınılmazdır. O gün olmasaydı başka bir gün bu tanışıklık yaşanacaktı. Çünkü hayat, insanın sabrını, içtenliğini bir sınava tâbi tutuyor. Bu sınav, onun hayatında da o kişiyle yaşanıyordu. Belirsizlikler içinde yaşanan bir ilişki, nasıl olur da onu bu kadar meşgul edecek bir öneme sahip olmuştu?

        Bu hâlinden kurtulup yeni uğraşlara dalıyor,  ondan uzaklaşabileceğine kendini inandırmaya gayret ediyordu. Bir fincan kahve alıp balkonun bir köşesinde huzur içinde içmeyi dilerken her yudumda o saplantılı hâli, onu bulmakta geç kalmıyordu. Kitabına sığındığında rahatlayacağını düşlerken her satırda kendi belirsizliğini çözmeye çalıştığını fark ediyordu. Gönlü düğüm düğüm , aklı kilitli kapılar ardında kalan bir mahkûm kadar çaresizdi.

 

         Doldurması gereken bir çile varken ruhundaki mevsim, hazandı. Onun varlığı bir hüzün kaynağı olmuştu. Ondan kaçmaya çalıştıkça yola onunla devam ettiğini anlaması çok uzun sürmüyordu. Onulmaz bir yara, geçmek bilmeyen bir derde dönüşmüştü, adını koyamadığı sevdası. Bir çocuğun gözündeki kırgın bir bakış gibiydi sevgisi. Bir tebessümle dağılıverecekti kederleri, tükenmez bir neşeye dönecekti umutları.

        Bu yolun sonu, nereye çıkar bilmiyordu fakat bu çıkmaz sokakta bir hayli dolaşacağa benziyordu. Olur da bir gün bu labirentten kurtulabilirse , uyandığında ilk olarak onu düşünmüyorsa bitecekti bu ıstırap… Bu hikâyeni sonunda onu değil, kaybettiği kendini bulmak için yaşayacaktı ve her hikâyenin de mutlu bir sonla bitmesi şart değildi. O zafer kazanmış bir kahramandan çok yenilmiş bir karakteri temsil ettiğini biliyordu.     

     

                                                                                                                 

                                                                                              Arzu METLİ

Bu haber 3 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Hikayeye Dair

“Yaşanmış Hikâyelerde Değerler” On Değerli Hikaye Çıktı

“Yaşanmış Hikâyelerde Değerler” On Değerli Hikaye Çıktı Eğitimci yazar Gazi Karabulut'tan 10 güzel değerler eğitimi hikayesi Berikan yayınlarından çıktı.

KELEBEĞİN AŞKI

KELEBEĞİN AŞKI Ülkü DUYSAK,yazdı.
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
İNSANIN KIYMETİ
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi