Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Kırılgan Işıklar Düşüyor Aynalarıma-Nail VARAL

Kırılgan Işıklar Düşüyor Aynalarıma-Nail VARAL

Tarih 24.Aralık.2013, 22:06 Editör editör

Nail VARAL,yazdı.

En çok gözlerin için yazıyorum süveyda? Tarif etmekte güçlük çektiğim bir cenneti haftada bir ölümlülerin üstüne sererken ürperiyorum. Bakışların hayallerime dokunup duran yaramaz bir çocuk, aşk; kalbimi işgal etmeye devam eden hırçın bir ordu bu gezegende. Nükleer rüzgârlar esiyor gözlerinin değdiği topraklarımda. Ezanlarla düşüyorum gönlünün denizlerine. Bir “esre” aralığında rastlıyorum sana. Gölgeni uyutuyorsun “nun”un gölgelerinde. Anlam kesilmeden ölmüyorsun, söyle, sen alfabenin kaçıncı harfisin süveyda?

Ey yar! Ey intizar! Ey iman ve inkâr! Ey karmaşa ve istikrar! Ey antik çağlarda tanrı, modern çağlarda tevhidi ikrar!

Ben, kadim zamanlarda tanrılara aşkı öğreten tevhidin “ayn” sırrı, sen şirki yıkmaya niyetlenmiş semavi tecellinin “illallah” tarafısın. “Bismillah” gibi bir şey duruşun! Harfsiz konuşup, harfli susuyorsun. Ayan-ı Sabite’de rastlıyorum ölüleri mezarından kaldıran İsa gülüşlerine. Geçtiğin yollara yörünge ışıklara meridyen diyor Allah. Ah, adın dökülüyor boşluklara ilk önce ve “esma” fırtınasına tutuluyor her taraf. Derken bir sabah vakti aşk patlamasıyla irkiliyor kâinat! Allah aşkına kimsin sen, neden dokunduğum her zerreden sen çıkıyorsun?

Güneşini kaybetmiş ışık, savaşçısını kaybetmiş bir mızrağım dağlar başında.

Ellerini arıyor, yüzünün şulesinden kırılgan ışıklar çalıyorum. Yaşanmaya mahkûm edilen bir hayatın içerisinden geçmeye niyetliyim dervişlerimle. Sabır yüklü bir abdal, gözlerinin uçurumlarına tutulmuş “leyl” fırtınasıyım. Kuzey’den Güney’e seni taşımaya niyetlenmiş bir çöl ıslığıyım. Geceler boyu aşk soluyor, aşk dokuyorum Yusuf’un gözlerinde. Sen o kısık sesinle ihanet kaçırırken yalnızlaşmış kentin sokaklarından, ben bir ceylanın hüznünde yasa duruyorum süveyda. Öyle bir namaz kokuyor ki gülüşlerin, gamzelerinden kabul bir âmin yükseliyor arşın kubbelerine, ben üşüyorum.

Yusuf, ey Yusuf! Ben nasıl bir Züleyha’yım ki seni okumaya kıyamıyorum?

İçimin Mısır’ı seninle dolu! Her köşe başında suretine nigehban bir bayrak dalgalanıyor şimdi. Çığlık çığlığa güvercinler düşüyor kokunun yollarına. Ah, ben miratı mıyım bu aşkın, neden sabahları güneş doğarken gömleklerin üşüyor aynalarımda? Dalgalı saçlarına saklanmış kelebekler düşüyor dualarıma. Ay, yüzünün gecesinde uyuyor, güneş gözlerinden ışıklar kaçırıyor her gece. Bir “elif” düşüyor her sabah ırmaklarıma. Aşk’ı senden, seni benden, beni meyhanelerden topluyor Cebrail. “Nun” dalga dalga büyüyen bir anasır, Mikail bir solukluk sarhoşluktur içimde. Kopacak bir kıyametin arifesinde “sur”a eğilen nefes sen, onun fırtınasında dünyayı ateşe vermeye niyetlenmiş sevda benim süveyda.

Benim, vardiyalı nöbetlerde Yakup’un rüyalarına dokunan Yusufi korkular. Ben, Mısırda zindan, Kenan’da kuyu, Yedi Uyurlarda uykuyum.

‘Kalb’in ‘ruh’a, ‘ruh’un ‘sır’ra, ‘sır’rın ‘hafi’ye, ‘hafi’nin ‘ahfa’ya değmiş haliyim. “La Mekân” bir şehrin sayfalarında bidayetimi nihayete derc ederek tanrı dokunuşuyla uyanmış nefs-i natıka yeminiyim. Yahya’nın saçında kalan son damla kan, Nesimi’nin derisinde gizli “can” benim her gece. Yunus’un Taptuk’ta unuttuğu can, Rumi’nin tanrıları boğduğu aşk fırtınasıyım. Beni kırk bohçaya sarıp kırk mumla yıkadı kırklar. Ah görseydi İbn’i Arabî düşünceme kul olur, Eflatun dil, Hayyam’lar şarabımın zerresinde ziyan olur giderdi.

Alnımın poyrazına kazınmış nehirlerde bakire kızlar yanıyor süveyda. Mahrem düşler sarıyor mo(l)laların kalbini. Ben kendimi kaybettim söyleyin de, hükmüme “eks” düşsün tüm karakollar. Benim ölümüm senin yaşamına hayatsa yaşa, ben senin için milyon kere ölürüm. Ah benim yalnız kalan dağ kırlangıcım. Beyaz bir kâğıdın arasında yitirilen düş gibiyiz seninle. Ben gülersem aşk ağlar diye kahkaha atıyorum. Aslında, kanlı bir bıçak gibi içime saplanıp duruyorsun sürekli. Yokluğun ne güzel bir hasret büyümesi bir bilsen?

Sen, büyümemiş çocukluğumu rahminde saklayan ana kucağısın. Doğurup, bir şiir boşluğunda söktün apoletlerimi. Umutlarım zincire vurulmuş bir Anka kuşu. Şimdi hangi dağa giderse gitsin senin rüzgârlarına dokunur kanatları. Biliyorsun ki yirmi dokuz mum, kırk birinci halkanın ölümüne şahit oluyor her gece bu urganlarda. Karlı ellerinin beyaz serinliği düşüyor ölümlülerin üstüne. Uzak bir ülkede tanrıları sana yalvarırken buluyorum. Seni doğuya götürsem bilge, batıya götürsem tanrı diye tapmalarından korkuyorum süveyda.

On birinci ayın on birinde yazıyorum sana bu şiiri.

Tam on bir havari soluklanıyor içimde. On birinci kuş on birinci öyküyü yazıyor on birinci gün, yani bu gece. Her gece, on bir tane dilenci kapının önünde dönüşünü bekliyor süveyda. Sahi, sen on birinci kurşunla mı vurdun anılarımı ki, on birinci ölüşüm bu şehirlerde? Ah süveyda, gölgelerimi uyandırmasından korkuyorum bu öpüşmelerin. Ne olur sessiz dokun şahmerana ki, sevinçlerin ateş havzası dökmesin ırmaklarıma.

Apoletini kaybetmiş kahraman gibi bir günah yutkunuşuyum bu gezegende. Sana dokunmaya kıyamayan Cebrail’in vahiy sesiyim. Mülteciyim gülüşlerine ah, şiir bakışlarını çekme üzerimden. Ben bu kadar fazla sevişmeye fazlayım süveyda. Bir derviş zühdü ile arınıyorum acılarımdan. Çilehanelerde unuttum ihanetin karanlığını. Bir Mevlevi gibi içimde milyon kere dönmenin derdindeyim şimdi. Hiçbir zincir bağlayamaz, hiçbir ışık çalamaz, hiçbir ırmak yıkayamaz beni artık. Ben “baştan ayağa” sana iman oldum süveyda.

Sana ruhumu sunuyorum süveyda, ruhumu. Al ve bir seher vakti Âdem’in çamurundan sana adayacağım yepyeni bedenler yarat bana.

11 Kasım 2013  -  11.11

Bu haber 1565 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Aşka Dair

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL Bendim o gün saçlarına dokunmaya kıyamayan mavi renkli rüzgârlar. Yıldız benim bakışım, ay benim serinliğimdi.

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL Ta başından beri biliyordum gideceğini. Bu yüzden hiçbir zaman içten gülmedin bana, bu yüzden hiçbir vakit gerçek...
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
NECMETTİN ÖĞRETMEN
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
GÖRMEZ MİSİN?
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
Bir Bekleyişsin Sen Sevdiğim
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
Öğretmene Nasihat
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Arzu METLİ Arzu METLİ
MASAL
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi