Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

HER GECE BİR YUSUF BÜYÜT İÇİMDE-NAİL VARAL

HER GECE BİR YUSUF BÜYÜT İÇİMDE-NAİL VARAL

Tarih 17.Kasım.2013, 00:35 Editör Nail VARAL

Yağmur, dudaklarına dokunmak için yürüdü semalardan bin sene. Simurg çelikten gagasıyla ördü saçlarının örgülerini.

Bu gece içinden aşk çalıyorum. Gölgelerime basa basa yürüyorum gönlünün miracına. Sözü dinlenmemiş bir nebinin hüzünlerini topluyorum sırrımın hirasından. Harun kesiliyorum Musa’ya ayrılmış labirentlerde. Darbeye uğramış şehirlerin enkazını taşıyor idama hüküm giymiş yüreğim. Teslim alınmış bir iç ağrısı gibi sardunya gözlerine seriyorum direnişlerimi. Gözlerim küskün alfabelerle uykulara dalıyor. Yıldızlar kuşağından geçer gibi geçiyorsun rüyalardan sevdiğim. Bu gece düşümü düşüne saklayıp ölesim var, uyanma.

Sen, ey rengini som altından alan sarı renkli kuzey fırtınası! Sen ey Yusuf’un kuyularda bırakılan ihlâsı, Züleyha’nın Mısır’ı sarsan sevdası sevdiğim!

Şahidim görülemeyenler olsun ki, sen bütün ihtişamınla esip dururken ruhumun dağlarında, ben; taşradaki bir aşığın gözleriyle dokundum topraksı gözlerine. Sen, cesetler sererken içimin mezarına, ben; diriliş türküleri yazdım medreselerde adına. Hassan Bin Sabitle merhametini resmettim Medine yollarına. Mekke’nin topraklarına serptim gülüşlerini. Şiir ettim seni Fuzulilerle. Divit divit seni yazdım kitaplara sevdiğim. Koy karanlıklardan çıkarıp yalnızlığın resmini aynalara çizdim yıllarca. Tam bin sene İdris’le göklerde seni aradım elsiz, ayaksız. Kralları tahtından eden gamzelerini seren bendim geceleri üstüme. Çöller Venedik’ti, çöller İstanbul. Çöller, göksel bir krallığın acıya eğilmiş siyah renkli zülfüydü.

Aşk kendine tutuşturdu beni, ben; sana yandım. Bir orkestranın melodilerinde “ah” oldum. Çok sesli korolarda sessizlik, notaların arasında çığlıktım. Bestelerimin içinden kardan denizler geçti sevdiğim. Yakup’un Kenan da düşürdüğü aşk kadar uzundu ağlamalarım. Gözyaşlarım mayısta yaprakları koparılmış bir gül goncası şimdi. Bana yarım bıraktığım cümlelerimi ver de öyle git. Öyle terket içini içimin iklimlerinden. Çırılçıplak soy paragraflarımı nurunla. Uzak ülkelerin çocuklarından bahisler aç bana. Bana hiç yaşanmamış bir şehadetin ayetlerini oku. Hadi gözlerinin sureleriyle sar beni. Sana oruçlu ruhumu süründürme bu sonsuz boşluklarda. Kanatlarının rüzgârlarıyla doldur acılı yüreğimi. Yâda seni sonsuza dek seyredebileceğim bir ayna bırak bana. Kuşat içimin koridorlarını ki zemheri soğukların arafında kalmayayım bir daha.

Ey dengeler adına çekip Şam’a giden sevgi öğretmeni Tebrizli? Ey gecelere öykümüzü anlatan Pandora’nın kayıp güvercini aşk izi! Ey gönlümün en çok konuşanı ruhumun sağır eden dilsizi!

Yağmur, dudaklarına dokunmak için yürüdü semalardan bin sene. Simurg çelikten gagasıyla ördü saçlarının örgülerini. Tanrılar iyilik ve kötülük için değil, gözlerin için savaştı masallarda sevdiğim. Spartaküs’ün “özgürlük” dediği şey sendin aslında. Senin kâküllerinden dökülen yağmurlara değseydi Artemis, tahtından iner, Afrodit gözlerinin ışığında söner giderdi. Gönlünü Skylle kaptıran Glaukos seni tanısaydı, Kirke’ye değil senin ölüleri mezarından kaldıran ab-ı hayatına, gülüşüne inerdi. Yo yo, seni tanısaydı Yunanistan, bırakır “ütopik” çağı grup grup senin cennetine dönerdi.

İlk defa bu kadar büyük bir pişmanlık yaşıyorum biliyor musun? Keşke bir bulut gibi çok uzaklarda, göğünde duracağıma, Mansur gibi saçlarının tellerinde bir ömür sallanarak ölseydim. Kentin tüm ışıklarını senin için yakıp, kameri senin için kaçırıp, geceleri senin için bir daha, bir daha, çalıp çalıp dursaydım. Sonra gözlerinin tarihine bulasaydım tüm şarapları. Meyhaneler kursaydım gönlünün semasında her akşam. Her akşam kadehler devirseydim masalarında aşkının. Ah keşke kalsaydın da, aşkının kokusuyla sarsaydım Mısır’da Arakan’da Suriye’de vurulan yıldızları, düşmeyeydi düşleri.

Seni çoğaltmaya dualıyım bu mevsim. Göksel bir zikrin yeryüzü demindeyim. Adandıkça büyüyen bir bereket çağının beşeriyet demisin. Hayata teşne bir büyüyüş geçir ırmaklarından suskunluğumun. Bir ülkeyi sarsar gibi sars ruhumu güzelliğinle. Çizdikçe çoğalan yalnızlığı bana bırak sen. Hadi, parça tesirli sancılar düşür kalbime her gece. Her gece bir Yusuf uyut içimin kuyularında. Razıyım Züleyha gibi yokluğunun intiharlarında bir ömür gözlerini sevmelere ben.

26 Ağustos 2013 – 18.36

Bu haber 1666 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Aşka Dair

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL Bendim o gün saçlarına dokunmaya kıyamayan mavi renkli rüzgârlar. Yıldız benim bakışım, ay benim serinliğimdi.

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL Ta başından beri biliyordum gideceğini. Bu yüzden hiçbir zaman içten gülmedin bana, bu yüzden hiçbir vakit gerçek...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
İNSANIN KIYMETİ
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
“EYLÜL GELDİ SEN DE GEL” DEMİŞTİM Kİ…
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
Öğretmene Nasihat
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Arzu METLİ Arzu METLİ
MASAL
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi