Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

MAVİ BİR GÖKYÜZÜNE ASTIM DÜŞLERİMİZİ

MAVİ BİR GÖKYÜZÜNE ASTIM DÜŞLERİMİZİ

Tarih 11.Mayıs.2013, 19:55 Editör Nail VARAL

Sen, şimdi başka iklimlere kokunu döküp soluyorken havasını yosunlu öykülerin, ben, İsrafil’in kirpiklerine tutunmuş gözlerinin kıyametine eğiliyorum yetmiş bin kanadımla. Uhud’un asil direnişinden

“Ey sevgili, hasretinin üzerimde bıraktığı şiirleri ölümlülere bırakıp, bir İsra yürüyüşüyle ağır ağır gözlerinin miracına yürüyorum bu gece..”

Şimdi, yakamoz gözlerinin semasından yıldız topluyorum İdris’le. Senin olduğun yerdeki tüm gemileri yakıyor, siyah zambakları, Mayıs’ın yedisinde hasretinle bir daha yıkıyorum. Geçen bunca zamana rağmen, “yandım, bittim, tükendim” demiyorum ben sana. Tükenmedim; büyüdüm, çoğaldım ve teninin terine dokunacak bir sırra eriştim ibadetiyle gözlerinin.

Seni çok sevdim sevgili.

Öyle sevdim ki, ne rengine bir renk katmayı ne de hicretine ‘ihanet’ demeyi doğru buldum giderken. Gece meyhanelerde şaraba buladığım altın saçlarını, Atlantik’te yıkayıp yıldızlarla taradım da, ağlamadım dokunmasın diye sana gözlerimin renkleri. Bir deniz feneri gibi yaktım karanlığa seni ben. Şimdi hangi yelkenli sen olmadan aşka yol alabilir söyle? Hangi kaptan sana selam vermeden alaborasında ölmeye niyetlenir bu yorgun denizlerin?

Uyumadım, hayalimden gidersin, uyanmadım düşümden çıkarsın diye. Uçurtması tel örgülere takılan çocuk gibi hilesiz ve umarsız kementler attım düşlerine. Sessiz ağlayıp sesli öldüm. Sana ‘gel’ demedim, sırf gitmeyi seçtiğin için. ‘Dur’ dediğin için durdum azabında bu cehennemin ben. Kubbelerin altında ziyaret edilen tüm yatırlar bana ait şimdi. Hangi boyun bükülürse bükülsün parmaklıklara, bana düşer duası sevdalıların. Hangi hatim yapılırsa yapılsın medreselerde, benim seni okuduğum kadar içten değildir kıraatleri sevgilim.

Sen, şimdi başka iklimlere kokunu döküp soluyorken havasını yosunlu öykülerin, ben, İsrafil’in kirpiklerine tutunmuş gözlerinin kıyametine eğiliyorum yetmiş bin kanadımla. Uhud’un asil direnişinden ayırıp sürgün yemiş başımı, içerisinden denizler geçen alfabelere dokunuyorum, ürperme. Seslenişlerim metropol kentlere sığmıyor, elif miktarı yakamozlar büyütüyor sözlerim meydanlarında bu şehrin, tükenemiyorum. Mitoz bölünmesiyle çoğalıyorum ay ışığının değdiği bu topraklarda, rüzgârım şimdi, eğme başını seni sevmeye geldim biraz.

Ey Huruf-u Mukatta’da gizlenen esrar-ı Mutlak gizli ses! Ey ölçüsüz sevmelerimin kurbanı, hakikat-i burak son nefes!

Önce /insanı çıldırtan/ gözlerine karşı susmayı öğrettim içime. Sustukça çoğaldım, çoğaldıkça yüzünün secedegahlarına not düştüm her gece.  Bir Sıdretü’l-Münteha hazzına değerken kirpiklerim, dokunuşlarına adaklar adadım arşın altında. Seni ‘bela’ sırrında kopan kıyametin tam ortasından kaçırarak sevdim ben. O gün yıldızların altında denizlere bırakılan çocuk sen, firavunun sarayında yollarını gözleyen Asiye bendim sevgili.

İflah olmaz bir celladım şimdi arenalarda.

Habire başıma indiriyorum dudaklarımda unuttuğun kaygısız yangınları. Aşikâr bir ahengin intizâr dâşteniyim avlularında bu aşkın. Allah aşkına, neden dört harfli bir cennetten alıp gölgeni, kendini batasıca bir yaşamın cehennemine hapsettin leyli? Anarşist bir yüreğe sahibim şimdi. Terör eylemlerine gebe bir yüreğin militan düşünceleri patlıyor içimin dağlarında. Kana bulanmış cümleler geçiyor zihnimin ırmaklarından. Mavi bir kuş kestane öyküler taşıyor antik çağlardan rüyalarıma. Kadim kitaplarla örüyorum saçlarının enseme dokunan ıslaklığını, sessiz ol yoksa yine uyanacak dizlerinde uyuyan melekler o mavi düşlerinden.

Bu kadar çok sevilme ne olur, bu şehir bu kadar sevilmeyi kaldıramaz sevdiğim.

Şimdi bir iken bin, bin iken milyon oldun sokaklarında ülkemin. Yürüyen sen, konuşan sen, kavuşan sen oldun hicazkâr türkülerin perdelerinde. Otobüs camlarından yollara bakan gözler ne kadarda benziyor öldüren gözlerine! Siyah bir hüzün bakışlarına, bakışların uzaklardan kayan bir yıldıza asılarak ölüyor her gece. Her gece güzelliğinin çığlıklarına yasladım sesimin İstanbul’unu da öyle uyudum koynunda gölgelerinin, elifçe.

Keşke zamanlı zamansız saçlarının rengini sulara dökmeseydin de biraz daha susaydın intihara hükümlü bakışlarınla. Sussaydın, notalarımda çağdan çağa taşınan bir türkü olmak zorunda kalmazdın dillerimde.

Ne olur eşkâle gelmez bakışlarını asıp durma şu yıldızlara, benim gözlerim ateş, benim gözlerim gece, benim gözlerim gözlerine saklanmış uzun bir bilmece. Anlayamaz ölümlüler neden yıldızlara bakarak öldüğümü her gece.

Bir dilek tut içinden ve yitir beni kalabalıklarında bu şehrin ki tutuşmasın bir daha yorgun kanatların secde de. Hüzünbaz şarkıları tarihe, şiirleri şairlere ver de beni öyle unut sevdiğim. Ben mavi bir gökyüzüne astım düşlerimizi. Kanatlasın, uçsun, kuş olsun diye. Buram buram peygamber kokusuna sardım da öyle öldüm bedenini ben senin, yeşersin, büyüsün, nur olsun diye.

07 Mayıs 2013 – 10:03


NAİL VARAL

Bu haber 36 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Aşka Dair

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL Bendim o gün saçlarına dokunmaya kıyamayan mavi renkli rüzgârlar. Yıldız benim bakışım, ay benim serinliğimdi.

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL Ta başından beri biliyordum gideceğini. Bu yüzden hiçbir zaman içten gülmedin bana, bu yüzden hiçbir vakit gerçek...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
KENDİNE İYİ BAK
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi