Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

OKUNMAMIŞ ALFABELERLE GEL BANA

OKUNMAMIŞ ALFABELERLE GEL BANA

Tarih 05.Mart.2013, 00:53 Editör Nail VARAL

Seni, vurgun yemiş kış gecelerinden kaçırıp Leyla nın siyah gözlerine sakladım da öyle sevdim ben. Dokunma her birisi birer çığlık kesilen parmaklarınla


OKUNMAMIŞ ALFABELERLE GEL BANA

Ey tarifi imkânsız aşkımdan kaçıp harabe şehirlerin yıkıntıları arasında kaybolan yağmur yürekli dağ güvercinim, nerdesin?

Satır aralarında esir mi kalacaktı yüreğimize sığdıramadığımız büyük aşkımız? Ünlemini kaybetmiş cümlelerin sarsıntıları arasında acı çeken bir kalem gibi “He” harfinin ağlayan gözleri mi düşecekti bize bu mevsim? İzin mi verecektin mahrem iniltilerimin ölümlüler tarafından duyulmasına? Durma sevdiğim, yitir yitir bul beni, yoksa ayağa kalkacak bütün ölüler. İmanım olacaksın yoksa sevdiğim. Bu ayrılık kaç bin yıl daha çürümüş bedeniyle yatacak içimin mahzenlerinde? Teneşirlerde kaldı gençliğim, yıka şu cesedi Allah aşkına! Ya yıka ya ya da yak ne gelirse önüne kâküllerinin.

Ey tutuşan aşkımın üşümek için denizlerini seçtiği soğuk beden! Ey meleklerin benzemek için yarıştığı beyaz bulutlu mavi ten!

Seni, vurgun yemiş kış gecelerinden kaçırıp Leyla’nın siyah gözlerine sakladım da öyle sevdim ben. Dokunma her birisi birer çığlık kesilen parmaklarınla ruhuma, ateşin en yalazlı hâlleri düşer de kaderine kavrulursun sevdiğim. Sobele bütün mutlulukları ki çıksınlar saklandığı yerlerden. Kalbimin kuyularına düşmüş cümleleri okuma, Yusuf’a bırak onları. Bana gözlerin görmediği, akılların almadığı yeni alfabelerle gel. Yorgun bedenimi kefenle ıslak saçlarının denizleriyle.  Avuç içlerinde gizlenen utangaç terlerinle boğ beni. Bu ölesi şehrin ışıklarına as iflah olmayan rüyalarımı. Razıyım konuşulmamış cümlelerin omzuna yaslanarak bir ömür ağlamaya ben.

Kitabın aşkına durdur beni sevdiğim… Sen böyle umarsız davrandıkça, içimde patlayan grizuların kraterleri kuşatacak her yeri. Çıkar aklından şu acımayı, koparıp şiirlerden ruhumu, secdelere dök gençliğimi tespih tespih. Sakın toplama leylim, altlarında kalayım beyaz gölgelerinin.

Sen hep böyle susarak mı öldürürsün insanı?

Hep yakarak mı temizlersin yırtılmış cümlelerin aralarını? Ölmemeye yemin ettim sevgili, o kadar çığlık değilim daha, harcama sükûtunu, sus. Yoksa eylül ayı bir kez daha ölecek, içimin ceylanları ağlamaya başlarsa.

Varlığım rivayetlerden ibaret değil benim sevdiğim. Şizofren günlüklerimin satır aralarına not ettiğim gülüşünü, yüzümün kıvrımlarına sıvayıp aşkın mealini yazıyorum sayfalarına. Hangi alfabeyi kullansam sonu sana çıkıyor. Hangi cümleyi vursam kanı sana değiyor, nedir senden istediği hayatın? Neden bu faili meçhul cinayetin suçlusu senmişsin gibi bütün hikayeler senle bitiyor?

Ey cellât, başım baltanı keser, kaldır üstümden. Kapama gözlerimi İbrahim, gözlerim kıyamettir, bir susarsam sesim âlemi boğar, denizler üstünden geçer.

Nedir senin bu yaptığın ey Musa? Hem büyütüyor kızıl denizlerin sesini, hem de ikiye bölüyorsun rengini.

Ben mensur şiirlerle destan yapmışken seni, sen, sözlerimi gizli türkülerle çağırıp çıkmaz sokakların karanlık noktasında asıyorsun sevdiğim. Meğer ne kadar büyük yırtmışsın sevdamızı ah! Birbirimize yandığımız zamanlardan kalma kumaşlarla yamamaya çalışıyorum yırtılan aşkımızın parçalı yanlarını, bitmiyor. Dağılan boyalarının kâfur renklerini kirpiklerimle toplayıp güzelliğinin resmini çiziyorum aynalara Züleyha’larla. Nuh’la gözyaşlarımı dolduruyorum açılan boşluklara, kurtulsun diye gemin, dolmuyor. Biraz da sen ağla, kalksın şu gemi…

Duy beni, ey tren istasyonlarının bir türlü gelmeyen son yolcusu! Ey Endülüs’ü medeniyete boğan fikir sancısı! Ey içimin duvarlarına yüzünü yaslayıp ağlayan yürek acısı!

Ben seni fahişe duyguların satır aralarıyla değil, öksüz cümlelerin tsunami sarsıntılarıyla sevmişim. Bunun için kaderime sensizliğin depreminde ölüp, küfür gözlerinin lanetli topraklarına gömülmek yazılmış. Bunun için alnıma, giyotinlerinin altında lime lime doğranıp bin parçaya bölünmek kazınmış.

Yeter artık boğduğun beni yokluğunun karabasanlarıyla. Yeter ey gözleri annem babam, sözleri elbisem abam, sevmeleri yangınım duam olan sevdiğim! Bak artık bulutlara, bak ki gözlerim gözlerini öpsün semada. Ya bak ya da al içimden kendini ki feryatlarım kalmasın bu dünyada.

Kalmasın meleklerin kıskandığı güzelliğin rüyamda.


NAİL VARAL, Aşka Dair yazılarıyla devam ediyor.

11 Eylül 2012 – 00.12

Bu haber 44 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Aşka Dair

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL Bendim o gün saçlarına dokunmaya kıyamayan mavi renkli rüzgârlar. Yıldız benim bakışım, ay benim serinliğimdi.

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL Ta başından beri biliyordum gideceğini. Bu yüzden hiçbir zaman içten gülmedin bana, bu yüzden hiçbir vakit gerçek...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
KENDİNE İYİ BAK
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi