Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Akhal Teke - Türklerin Soylu Atı

Akhal Teke - Türklerin Soylu Atı

Tarih 04.Mart.2013, 23:56 Editör Mesut YAZANEL

Kır atlar, altın sarısı atlar, doru atlar, alınlarında çal, bileklerinde halhal atlar. Koşmayı, yarışmayı sabırsızlıkla beklerler. Nihayet zaman yaklaşır, son söz söylenir.Mesut YAZANEL , derledi.

Akhal Teke - Türklerin Soylu Atı

Türklerde eskiden beri at dilektir, muradına ermektir. At, bayramlarda yer almış, at bayramları düzenlenmiş, at için dileklerde bulunulmuştur.

Kır atlar, altın sarısı atlar, doru atlar, alınlarında çal, bileklerinde halhal atlar. Koşmayı, yarışmayı sabırsızlıkla beklerler. Nihayet zaman yaklaşır, son söz söylenir.

Binlerce yıldır Türkmen atlarının saflığı, duruluğu için atalar gayret etmişler. Bu atlar birçok savaşlarda Türkmen’in en caydırıcı gücü olmuştur.


Türkmenistan’ın da sadece bu atların vatanı değil, bu atların kültürleştirildiği bir yurttur. Bu atların geçmişi MÖ 5000 yıllarına dayanır.

 

Türkmen atlarının Arap ve İngiliz atlarının kültürü üzerinde rol oynadığı söylenilmektedir. 19.yüzyılda, üç bin civarında Türkmen atının Britanya’ya götürüldüğü, bilinmektedir.

Türkmenistan’da bir menkıbe vardır. Bu gerçek mi, değil mi çok önemli değildir. Önemli olan her Türkmen’in buna yürekten inanmasıdır. Türkmen atının hızlılığı dile getirilir bu menkıbede. Bu menkıbeye göre Ahal Teke atı ile bir şahin kuşunu yarıştırmışlar. Kuşun sahibi yarış noktasından uzakta (varış noktası) et gibi kırmızı kumaş parçası asmış. Yarış başlatılmış, at bir ok gibi fırlamış, şahinden önce başlangıç noktasına varmış. Bir başka rivayette de yarışta birinci olan at için, İran Şah’ı Kir: “Sana tahtımı vereyim, sen atını ver.” demiş. Türkmen delikanlısı atını vermemiş.

 

Türkmen atı susuzluğa dayanıklı, uzun yürüyüşe tahammül eden, koşuda da çok süratlidir. Bu atların bir özelliği de yüksek ve boylarının uzun oluşudur. Bu atlar verilen eğitimi (şartlanmayı) kolayca alırlar. Türkmenler de gerek savaş gerekse başka zamanlar için gerekli terbiyeyi sürekli, bilhassa tay iken vermeyi ihmal etmemişler. Bu atlara zaman zaman ekmek, koyun-keçi iç yağı ve yumurta vermişler. Yonca ve arpa bu atların birinci yemleri olmuş.



Türkmenlerin “alagayış” adını verdikleri eyer altında kullanılan keçeler, gemler, üzengiler yapmışlar. At yarışlarında birinci gelen ata genelde deve vermişler. Koyun da verdikleri mevcuttur. Türkmenler çeşitli zamanlarda atlı yürüyüşleri tertiplemişler. Gerek uzun, gerekse yüksek atlamalarda da Türkmenlerin Ahal Teke ve Yomut atları birincilikler alarak dünya rekorlarını elde etmişlerdir. 1986 yılında Paris’te bir Türkmen atı 50 bin dolara, bir başka Türkmen atı da 230 bin dolara satılmıştır.

 

İngiliz atlarının 200-300 yıllık geçmişi vardır. Türkmen Ahal  Teke atları ise dünyanın bilinen en eski atlarıdır. Bu atlar Korkut Ata destanına da konu olmuştur. Sovyet Rusya zamanında asil Ahal Teke atlarına dahi tahammül edilememiş ve binlercesi katledilmiştir.

Korkut Ata;

”Yaya adamın umudu olmaz.”

Kaşgarlı Mahmut;
”At Türk’ün kanadı dır.”

Günümüz Türkmenistan’ında iki cins at yetiştirilmektedir: Adlarını boylardan alan bu atlardan biri Ahal-Teke, diğeri Yomut atlarıdır. Ahal-Teke atı, “Ahal” olarak bilinen bir yanı Kopet dağları ile çevrili olan başkent Aşkabat’ın da yer aldığı bölgede yoğun olarak yaşayan Teke Türkmenleri tarafından geliştirildiği için bu adı almıştır. Dünyaca ünlü Türkmen atının güzelliği, görkemi bu atlarda gizlidir. Büyük İskender Asya Seferinde bu atların suretine ve güzelliğine hayran kalmıştır. 15. ve 16. yüzyılda bu at Rusya’da tanındı ve Rus zenginleri tarafından satın alındı. Bu arada Almanya’ya götürüldü. Almanların ünlü atı Trackhaner atının kökeni Ahal-Teke atıdır. Michael Schafer’e göre Türkmen atları Arabistan’a geldi Arap atı oldu. Kuzey Afrika’ya geldi Berberi atı oldu, İspanya’ya geldi Endülüs atı oldu.

 

Zarif ve ince yapıya sahip olan Ahal-Teke Atı’nın kulakları dik ve ince; gözleri canlı ve parlak; boynu ince ve uzun; cidagosu yüksek; sırt ve bel kasları kuvvetli; sağrısı geniş ve hafif eğimli; incikleri kısa, kolları uzun; tırnakları küçük ve sağlam; burun delikleri geniş; burun uçları hareketli; tüyleri parlak, ince ve kısa; alnı yumru ve sert; kafası kuru ve etsiz, çene kemikleri iri, çene kemiklerinin arasına bir yumruk sığacak kadar geniş; göğsü geniş ve serttir. Halk arasında kamışkulaklı, ince belli, kalkan göğüslü olanlar tercih edilir. Kuyruğu ve yelesi genellikle kısa; kuyruk kılları incedir.



Ahal-Teke atı boynunu, saldırıya hazırlanan bir kobra gibi dik tutar. Bu haliyle saltanat sahibi padişahı andırır. Gözleri keskin olduğundan uzağı görür ve tehlikeyi önceden tespit eder. Tırnaklarının sağlam olması uzun mesafeleri kat etmesinde ona önemli bir özellik sağlar. İnce yapısı nedeniyle az yem yer, az su içer. Açlığa ve susuzluğa dayanıklı, dağlık araziye ve çöl şartlarına elverişli bir varlıktır. Yeryüzünde çöle en dayanıklı atların başında Türkmen atları gelir. Bunda içinde Türkmenistan topraklarının da bulunduğu Kara kum çölünün etkisi vardır. Çöl ve çöle yakın yaylalarda, Kopet dağları eteklerinde gelişimini sürdürmekte olan bu atlar, geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu niteliklere sahiptirler. Her türlü yürüyüşü (adi, tırıs, dörtnal) iyi şekilde gerçekleştirir. Enerjisini birden bire harcamaz. Dörtnala, binicisini incitmeden uzun mesafeleri kat edebilir. Binicisine sadık olan bu at Türkmen’in can dostu, arkadaşıdır.

 

 

Akhal-Teke atları cennet atları olarak bilinir. Bu konuda pek çok efsane veya inanış vardır. Çinlilerin M.Ö. 126 yıllarında verdiği bilgilere göre bu atlar kan terlemektedir. Yine burada bildirildiğine göre bu atlar 24 saat içinde 500 km. yol alabiliyorlardı.

1935 ve 1988 yıllarında Türkmen atçılarının Aşkabat - Moskova koşusunda Ahal-Teke atları uzun mesafeli koşulardaki dayanıklılıklarını bir kere daha ispatlamışlardır. Günümüzde saf kan Ahal- Teke atlarının yetiştirilmesinde modern metotlar uygulanmaktadır. Damızlık atların seçiminde atların saf kan olmasına dikkat edilmektedir. Bu çerçevede 13 soyun nesli üretilmektedir.

 

AKHAL – TEKE’ nin KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

 

Akhal – Tekenin eşsiz bir görünümü vardır. Başka hiçbir at cinsinde onun karakteristik ayırıcı özellikleri görülmemektedir. Kafası uzun ve geniş bir alnı vardır. Manalı bakan iri badem gözleri , dar ve dik kulakları uzun ve yüksek bir boynu vardır. Vücudu uzun ve eğimli , dar bir göğsü uzun ve güçlü bacakları vardır. Kas yapısı mükemmeldir. Birçok rengi vardır, yaygın olarak yağız ve dorudur. En belirgin özelliği ışıkta parlayan ve değişen metalik altın rengidir. Üç alt türü vardır.

1). Gelishikili , Peren ve kaplan orijini atlardır. Yukarıda sayılan tüm özelliklere tamamen uyan türdür.

2). Karlavach ve El orijini atlar. Daha küçük yapılı fakat daha hızlı koşan bir türdür.

3). Arab ve Dor bayram orijini. Daha güçlü bir gövdesi vardır. Dayanıklılığı ile bilinir. Günümüzde bu ırkın 17 farklı orijini vardır, bunlardan 12 tanesi Boinov’a dayanır.

Akhal – Teke aygırının yüksekliği 157,6 cm. dir. 1993 de değişik ülkelerde bulunan akhal – teke atları üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Bunların 88’i Türkmenistan , 51’i Rusya , 21’i Kazakistan dadır. Buna göre cidago yüksekliği 159,2 cm ye uzadığı belirlenmiştir.


Alıntı (İnternetten Derlemedir)

Bu haber 127 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Alıntıya Dair

5 ÖNEMLİ DERS

5 ÖNEMLİ DERS "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar Okuma zihinsel, yazma ise fiziksel bir olaydır. Okulda gerçekleşen okur-yazarlık etkinlikleri sayesinde çocuk toplu...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
KENDİNE İYİ BAK
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi