Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BİR İSTANBUL TUT İÇİNDEN

BİR İSTANBUL TUT İÇİNDEN

Tarih 22.Ocak.2013, 00:14 Editör Nail VARAL

Bir İstanbul Tut İçinden / Doğum Gününde Nail VARAL ,doğum gününde yazdı.


// Ebruli…

Ey yüz yüzyıllardır denizlerde ay ışığına göz kırpan derin deniz feneri! Ey yorgun sesini her sabah gün ışığıyla yıkayıp kristalleri göz bebeklerine asan gökyüzünün yağmur kokan elleri!

Bir ihtilal çağında doğmuşsun.

Tahayyülü zor bir siret-i letafetle kefenini yırtmışsın mükemmelliğin, aşikâr güzelliğinle. Ülken seni saklamaya şehir, kaçırmaya yıldız aramış asude gecelerden. Saçların rüzgârlarda eğilen bir ekin tarlası gibi dalgalı, sıcaklığın kayıp kenti yakan seyyal bir yalnızlık kadar hercaiymiş. Önce, annenin dudakları okumuş kulaklarına yetimhanelerde ağlayan ölü çocukların masallarını. Sonra ağrılı vardiyalarda sol tarafına biriktirmişsin çocuksu umutlarını. Söyle, biriktirdiğin bunca hayale aldırmadan nasıl resmedeyim seni bu hoyrat aynalara. Sen baktığın gibisin, yansımaların düşmez bu akan suya, güzelliğine en iyi ayna se/n/sin. Girift ve keşmekeş üç nokta koyuyorum sol yanına… Derin derin soluma, boğulacak yoksa güzelliğe yazılan bu yeminli şiirler.

Ah doğumu Allah’ın varlığına en büyük ayet, bakışı azade ruhlara müstear tutku, bidayet ve nihayet. Hangi peygamberin masumiyeti düştü ölü denizlerine ki, Meryem gibi mabetlere adandın semalardan azizem? Hangi meleğin kollarına sarılarak uyudun ki hâlâ bebek kokuyor kanatların doğum gününde? Hangi peri senin yanaklarından şehvetle öptü ki, tebessümün, ardı arkası gelmeyen bir ırmak gibi senelerce ardın sıra yürüdü? Sana nasıl baktı annen ki ebruli, masumiyetin berrak su damlalarından daha aziz daha ak, melami bir yangının zilzal sarsıntılarında aşikâr oldu gözlerinin tarife gelmez renkleri ah?!


ebruli Bir İstanbul Tut İçinden / Doğum Gününde

Ne kadar çok hatırlanıyorsun bir bilsen?

Her gün dualarla kutsayarak yâdını, arşın altında ayan ediyorum söylemeye kıyamadığım adını. Sana her gün başka bir yemin kesiyorum çalınan düşlerimle. Perileri kıskandıracak güzelliğe, kraliçeleri tahtından edecek asalete sahip oldun bu yaşta. Hikâyelerde sen anlatılır, şarkılarda sen okunursun bundan sonra. Adına besteler yapılır, şiirler yazılır divit kalemlerle bakışlarının gölgelerine. Resmini çizmek için gökkuşağından renk kaçırır ressamlar. Kuşlar, gök kubbeye senin için “elif” “be” ve “ra” harfleriyle yeni meridyenler çizerler. Nur-i ayn kokusu sarar ondan sonra her yeri, bütün melekler senin için bu mavi gezegene, yeryüzüne inerler.

Ah ebru/li!

Ah küsmesi kara bir gece, gülmesi müjdeli ayetlerin kente düşen en son hecesi, çözülemeyen bilmece! Hiçbir şey götüremedi senden seneler. Her geçen gün daha bir güzelleştin ve zenginleştin sevilmelerle. Şimdi masallara konu olacak düzeye geldin. Sana, mutluluk hiç kimseye yakışmadığı kadar yakışıyor sevdiğim. Kendini kendine ayır, verme kıymet bilmezlere öykülerini ki beni kimse görmesin yere düşen gölgelerinde.

// bugün senin doğum günün…

Ah, kim bilir nasıl bir güzellik hücum etmiştir beyaz teninin semalarına? Nasıl atıyordur kalbin annenin kucağına ilk sığındığın gün gibi, masum ve heyecanlı. Üşüyen kuşlar gibi titreyen bir kalbin sevinçlerini soluyordur akşamlar. Pastandaki renkli mumların arasında patlayan maytaplar, sevdiklerinin “İyi ki Doğdun” şarkıları arasında, o gülen gözlerinden ışıklar çalıyordur. Şimdi buğulu camlara adını yazan bir denklem kargaşası, “ömrü ömrüne hediye olsun” diye berzahı soluyordur, notasız şarkıların mısralarında. Yine kapındadır şehrin sokakları, kaldırımlarına düşürdüğün Na-Murad türkülerinle, ne mutlu sana.

Hadi bir dilek tut ve uyu can kuşum. Uyu ki içinden rüyalar geçen rüyalar görsün rüyaların bu gece.

Artık anıları hatırlayıp ta ağlama sakın, benim hesaba sığmayan sevgilim. Sen bir kere öldün zaten, bir daha ölmeni istemiyorum. Lütfen usul uyu, uyanmasın ateş böcekleri sermest-i soluğunla. Yeni doğan günle birlikte “merhaba” de uçan kuşlara. Pencerenin önüne yeşil bir zeytin koy, çağır tüm güvercinleri, leylaklar boy versin gözlerinin şefkatinde. Bir martı gibi geçerken şehrin vapurları içinden, kutsanmış çocuklarla kanat çırp sahib-i hakikiye ki kadife teninin sıcaklığında ayan olsun insanlığın sırları.

Sen, ey yüzlerce yıl yollarını beklediğim rüzgâr kanatlı beyaz melek, ağlamayı unut bundan sonra. Yeni bir düşe hamile kal geleceğin adına, makûs yazgını bahara çevir. Âşık ol sana gölge olan çınara, mutluluğu onun sana sakladığı helal meyvelerin tadında ara, inanma muhannet bakışlara, kan kokar kuyularının çeperi, boğulursun sevgilim, kıyamam.

Ben ayrılığın ateşinde kavrulmuş, mitoz bölünmeyle bir iken milyon olmuşum. Asya’da Avrupa’da tutuşmuş, küllerimi Kudüs’ün sularıyla yumuşum.  Sen vuslat için var olmuş, başkasına doğmuşsun. Ben kader kaleminin esarete yazgılı mahkûmu, sen sonsuzluğa uzanan özgürlüğü olmuşsun.

Bırak, müptezel olarak kalayım yâdında, yeni yaşına taşıma içinde taşıdığın bu ölü bedenimi, budur senden dileğim. Şimdi kapat gözlerini ve bir İstanbul tut içinden. Sonra sonsuza kadar unut beni ki bir daha yorulmasın yüreğin.

18 Ocak 2013 – 02.29


 NAİL VARAL ,yazdı.


Bu haber 40 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Aşka Dair

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL

ÖLÜMCÜL SESSİZLİKLER-NAİL VARAL Bendim o gün saçlarına dokunmaya kıyamayan mavi renkli rüzgârlar. Yıldız benim bakışım, ay benim serinliğimdi.

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL

MAYIS SANCILARI- NAİL VARAL Ta başından beri biliyordum gideceğini. Bu yüzden hiçbir zaman içten gülmedin bana, bu yüzden hiçbir vakit gerçek...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
KENDİNE İYİ BAK
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi