Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

MALAZGİRT İLE VERİLEN CEVAP

MALAZGİRT İLE VERİLEN CEVAP

Tarih 25.Ağustos.2012, 01:25 Editör Gazi KARABULUT

Eğer Türk ve İslam tarihinin son 900 yıllık tarihini çizen tek bir insan göstermek mümkün olsaydı bu, hiç şüphesiz Alparslan olurdu.



MALAZGİRT İLE VERİLEN CEVAP

Bugün için ülkemizde yaşananların temelinde milli tarih anlayışından yoksun olmamız yatmaktadır. Tarihimizdeki değerlere ve o değerlerin mazi ati uzantısına baktığımızda bu milletin neden birlik şuuru ile hareket etmesi gerektiğini daha iyi anlarız.

Malum olduğu üzere Türk tarihinin en önemli dönemeçleri arasında Ağustos ayı ayrı bir yere sahiptir. Özellikle de Malazgirt Zaferi’nin tarihi sonuçları, mekan ve işleyişi, Anadolu coğrafyasına yansımaları iyi irdelenirse günümüze ışık tutacak pek çok nokta bulabiliriz. Bu düşünceden hareketle Malazgirt Zaferini ana hatları ile değerli okuyucularımızın taktirine sunmak istedim:

 

Prof. Dr. Erol Güngör’ün Tarihte Türkler adlı kitabında, oldukça enteresan, enteresan olduğu kadar da hakikat, şöyle bir tespit görürüz.

“Eğer Türk ve İslam tarihinin son 900 yıllık tarihini çizen tek bir insan göstermek mümkün olsaydı bu, hiç şüphesiz Alparslan olurdu.”

Hakikaten Türk-İslam tarihindeki en büyük Hıristiyan hücumunu yok ederek Türklere Anadolu’nun ve İslam-Ortadoğu’nun kapılarını açmış olması tarihin akışını değiştirmiştir. Alparslan Gazi’den sonra İslam Tarihi, Türk Tarihi’ne dönüşmüş; Türk Tarihi’de İslam Tarihi’ne dönüşmüştür.

1063 yılında Tuğrul Bey vefat edince Alparslan Bağdat’daki halifenin de destek ve onayı ile Büyük Selçuklu Devleti’nin başına geçti. Sarı Hoca’nın telkinlerinin de etkisi ile Anadolu’yu kutsal bir hedef haline getiren Alparslan, Afşin Bey komutasında Doğu Anadolu’ya ileri hareketler düzenleyerek, Bizans devleti’nin otoritesini sarstı. Tehlikeyi sezen Bizans İmparatorluğu Romeneos Digenes komutasında heybetli bir orduyla doğuya yöneldi. Doğu’nun ve Anadolu’nun kaderini belirleyecek bir savaşın kapıda olduğunu gören Alparslan, Bizans imparatoruna Sav Tigin’i gönderip barış istedi. İmparator, “barışı Rey’de görüşeceğiz. Ordum İsfehan’da kışlayacak, hayvanlarım Hamedan’da sulanacaktır.”, deyince Sav Tigin “Atlarınız elbette Hamedan’da kışlayacak ama sizin nerede kışlayacağınızı Allah bilir”, diye cevap verdi.

Büyük sultan savaş için mübarek Cuma gününü seçti. Gün doğarken bütün komutanlarını ve askerlerini duygulandırıp coşturan kısa bir konuşma yaptı. Sonra atından inip secdeye kapandı. Ellerini göğe doğru açarak şöyle dua etti:
“Yarabbi seni kendime vekil ediyorum. Azametin karşısında yüzümü toprağa sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ey Tanrım! Niyetim halistir bana yardım et. Sözlerimde yalan varsa beni kahret.”

26 Ağustos 1071 Cuma günü güneşin Anadolu’ya doğduğu en güzel gün olarak tarihteki müstesna yerini alıyordu.

Sabahın ilk saatleriyle duyulmaya başlayan “Allah, Allah” nidalarının gönüldeki imana kattığı aşk ile Türk’ün savaşlarda uyguladığı hilal taktiği birleştiğinde 200 bini aşan Bizans ordusu ancak 50 bine ulaşan Türk ordusu karşısında akşam saatine kadar dayanabilmişti.

Malazgirt ovasında Büyük Sultan Alparslan’ın kazandığı zafer sadece Türk’ün tarihine değil, koca bir İslam dünyasına hatta bütün insanlık tarihine yeni bir dönem kazandırmıştır. Bu zafer Büyük Selçuklu Devleti’ni, İslam dünyasının lideri yaparken, Bizans zulmü altında inleyen Anadolu insanına da adaletin tecelli edeceği bir ışık olarak belirmiştir. Nitekim Büyük Selçuklu hakimiyeti, Ege ve Marmara kıyılarına kadar hiçbir direnişle karşılaşmadan yayılmış, bu yayılma sürecinde en büyük alakayı da buralarda yaşayan halktan görmüştür.

Büyük Selçuklu Devleti’nin, Anadolu’yu vatan yapan maddi direkleri Alparslan Gaziler, Melik Şahlar; Anadolu’yu o isimle devlet kurup Anadolu Selçuklu Devleti yapan Süleyman Şahlar ve onun beyleri ise; manevi kurucuları da Hoca Ahmet Yesevi’den feyiz alan ve İslam inancı ile Türk cihangirliğini aynı kapta yoğuran Mevlana Celaleddin, Yunus Emre, Hacı Bektaş, Ahi Evran gibi İslam’ın ulu kişileri olduğu unutulmamalıdır.

Malazgirt Zaferi’nin Türklere Anadolu kapılarını açması kadar, Anadolu’nun Türk yurdu yapılıp Cihan Devleti’nin kurulmasına oradan da milli devletin neşv-ü nema bulmasına vesile olan ruhun temelinde “fi sebilillah” duygusunun gönüllere aşılayan Gazi Dervişler sayesinde gerçekleştiği akıllardan çıkarılmamalıdır. 

Anadolu’nun Türklere vatan olmasını sağlayan Malazgirt Zaferi bir bütün olarak değerlendirdiğimiz Türk Tarihinde bir dönemecin de adıdır. Bazı tarihçiler, Türk tarihini incelerken “İslamiyet’ten önce” ve “İslamiyet’ten sonra” veya Orta Asya ve Anadolu Türk tarihi gibi bölümlere ayırmaktadır. Bize göre Türk tarihi; misyonu, kültürel özellikleri ve hedefleri açısından ele alındığında bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İslamiyet’ten önce yeryüzünde huzuru temin etmek gayesi ile “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi” olan ideal, İslamiyet’in kabulü ile “Nizam-ı Alem için İ’lay-i Kelimetullah “ ülküsüne dönüşmüştür.

Bir gün bütün cihan hâkimiyetimiz altına girip “gök çadırımız güneş bayrağımız” olsa da çadırın direği hiç şüphesiz, Alparslan’ın emaneti, şühedanın gül bahçesi Anadolu olacaktır.

İşte Anadolu topraklarına güneşin en güzel doğduğu gün olan 26 Ağustos 1071, Türk’ün ebedi yurdunun tapulanmaya başladığı gündür.

Türk ve İslam dünyası o mübarek Cuma sabahı tekbirlerle hücuma kalkan, Büyük Sultan Alparslan’a ve ardındaki elli bin yiğide olan şükranlarını hiçbir zaman unutmayacaktır.”

Ayrıca içinde bulunduğumuz hafta Zafer Haftası’dır. Bu vesile ile zaferlerle dolu tarihimizin bu müstesna haftası belki de federasyon sevdalılarına ve bölücü taşeronlarına verilen en güzel cevap olsa gerektir.

Gazi KARABULUT

Eğitim 2023 Derneği Genel Başkan Yardımcısı

 

Bu haber 1539 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Hayata Dair

Merhamet-Bekir Ünver

Merhamet-Bekir Ünver Ne güzel bir duygudur merhamet sahibi olmak. Ne muazzam bir hakikattir merhamet.

KOPUZ VE TÜRK DÜNYASI HALK ÇALGILARI

KOPUZ VE TÜRK DÜNYASI HALK ÇALGILARI Araştırma : Türk Dünyasında kullanılan müzik aletleri
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
BANA NE Kİ
Arzu METLİ Arzu METLİ
HAYATIN İŞARETLERİ
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
İNSANIN KIYMETİ
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi