Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

5 ÖNEMLİ DERS

5 ÖNEMLİ DERS

Tarih 05.Şubat.2017, 19:27 Editör editör

"Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."

5 ÖNEMLİ DERS

 

Birinci ve de en önemli ders.

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: "Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?" Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki! Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı  teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu." Tabii dahil" dedi, hocamız" İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba'  demeniz gerekse bile" Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. O hademenin adı da.. Doroty  idi.

 

İkinci önemli ders.. Yağmurda otostop!..

Bir gece, vakit gece yarısına doğru Alama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Gecen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama'da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi;

Verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda.. "Geçen gece  otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece  elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi  yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın!..

En iyi dileklerimle, Bayan Nat King Cole."

 

Üçüncü önemli ders.. Size hizmet edenleri hep hatırlayın..

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk  pastahaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu: "Çikolatalı  pasta kaç para?" "50 cent!.." Çocuk cebinden çıkardığı bozukları  saydı. Bir daha sordu: "Peki dondurma ne kadar.." "35 cent" dedi  garson kız sabırsızlıkla.. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit  geçirebilirdi ki.. Çocuk parasını bir daha saydı ve "Bir dondurma  alabilir miyim lütfen" dedi. Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın  kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi.  Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti. Bos dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 cent duruyordu..

 

Dördüncü önemli ders.. Yolumuzdaki engeller..

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,  saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi  kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek  sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz  tutamıyordu. Sonunda bir koylu çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya  sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı   ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına  almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü.

Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. "Bu  altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü,  bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. "Her  engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."

 

Beşinci önemli ders.. Önemli olan vermektir..

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek  yasam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük  oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o  hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu  beş yasındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini  sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve  "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi. Kan nakli ilerlerken,  ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu. Kızın  yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü

de giderek soluyordu.. Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle  doktora sordu: "Hemen mi öleceğim?.." Küçük doktoru yanlış anlamış,  ablasına vücudundaki bütün kani verip, öleceğini sanmıştı.

 

(Ç) Alıntıdır.

Bu haber 549 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Alıntıya Dair

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar Okuma zihinsel, yazma ise fiziksel bir olaydır. Okulda gerçekleşen okur-yazarlık etkinlikleri sayesinde çocuk toplu...

"Eynesi Ana" Romanına Bakış

Prof.Dr. Özcan Yeniçeri değerlendirdi.
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
İNSANIN KIYMETİ
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
“EYLÜL GELDİ SEN DE GEL” DEMİŞTİM Kİ…
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
Öğretmene Nasihat
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Arzu METLİ Arzu METLİ
MASAL
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi