Yazanel Edebiyat
ANASAYFA FORUM FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

TÜRKÇESİ VARKEN

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

"Eynesi Ana" Romanına Bakış

Tarih 28.Ağustos.2015, 12:12 Editör editör

Prof.Dr. Özcan Yeniçeri değerlendirdi.

"Eynesi Ana" ve Emine Özgenç

Birinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Ordusu dağılmış, mukavemeti kırılmış, savunma gücü tükenmiş olan Osmanlı İmparatorluğu var olma yok olma mücadelesine girmiştir. Ruslar, gölgesine Ermenileri saklamış olarak;  yakarak, yıkarak, katlederek bir karabasan gibi Doğu Anadolu'nun ve  Karadeniz'in üstüne çullanmıştır. Düşman girdiği her yeri kan ve gözyaşına boğmaktadır. İşgalle birlikte Karadeniz'den göç başlamıştır. O dönemlerde göç demek hareket haline geçmiş ölüm demektir. Halk tabiriyle "muhacirlik" dönemi yaşanmaktadır.

Muhacirlik, namusu, şerefi ve hatıraları yüklenip diğer her şeyi arkada bırakarak göçmek demektir. Bereketsizlik içinde bereket aramak için yola çıkmaktır. Nitekim Eynesi Ana, "Ne tarlanın ne derenin ne de yamaçların bereketi kalmıştı. Muhaceret, bu cennet toprakları çöle çevirmişti" diyerek durumu özetler.

Emine Özgenç, muhacirliğin Karadeniz kesitini Eynesi romanında bir şiir gibi dile getirerek aykırı bir iş yapar. İnsanlara unuttuğu geçmişini rahatsız edecek şekilde hatırlatır. Bilindiği gibi Türk halkı birçok mahşeri bir arada yaşayan ancak yaşadıklarını hemen unutan bir halktır. Türkler tarihte yaptıklarını yazma lüzumu görmeyen halklardandır. Anadolu bu yönü itibarıyla eylemi yazmaya üstün tutan insanların yaşadığı coğrafyadır. Emine Özgenç istisnai bir iş yaparak Karadeniz coğrafyasında işgal sırasında yaşanmış ama unutulmuş fedakârlıkları, direnişleri, aşkları ve sadakatleri Eynesi Ana özelinde okurlara sunuyor.

Karadeniz halkının can havliyle işgale karşı ortaya koyduğu ölüm kalım mücadelesi "Eynesi Ana" romanında dile getiriliyor. Eynesi Ana romanı aslında bir bunalım döneminin sosyolojisini anlatır. Köklerinden sökülmüş, yollara dökülmüş, dağlara bayırlara sürülmüş kitlelerin dramını konu alıyor. Roman bir taraftan işgalle, diğer taraftan yokluk, çaresizlik, çetecilik, ihanet, itham ve iftira ile mücadelenin nasıl yapıldığını anlatır. Eynesi Ana, bu yönüyle Karadeniz insanının Rus işgali sırasında ödediği ağır bedelin romanıdır.

Emine Özgenç'in romanlaştırdığı Eynesi Ana, tipik bir Karadeniz kadınını simgeler. Karadeniz'de her an her yerde görülen dobra, içten, sevecen, edepli, mert, nüktedan, sadık ve cesur bir Eynesi Ana görürsünüz. Tabii bakmasını bilenler için... 

Bilindiği gibi işgal dönemleri çoğu insanın şu veya bu gerekçeyle eğilip büküldüğü, teslim olup tükendiği ve iş birlikçi kesildiği zamanlardır. Bu dönemlerde toplumlar dostlarıyla olduğu gibi düşmanlarıyla da imtihan edilirler. İnsanlar hastalıkla olduğu kadar ihanetle, sefaletle, yoklukla da sınanırlar. Eynesi Ana, işte böyle bir dönemde toplumsal direnişin ve namus değerlerinin sadakatinin sembolü olarak nükseder.

     Unutmamak gerekir ki bir millet için yerinin yurdunun işgal edilmesinden daha büyük bir travma yoktur. Kahramanlık, korkaklık, fedakârlık, direniş, iş birlikçilik ya da alçaklık adına ne varsa bu dönemlerde yaşanır. Eynesi Ana "Düşman toprağı alınca tabansızlar, muhanatlar, menfaatçiler çakal olur" tespitini bu yüzden yapar.

Eynesi Ana Emine Özgenç'in ikinci romanıdır. Özgenç bu romanında yer yer üslubunun zirvesini yoklar. Romanda yazarın özgün üslubunu yansıtan bir paragraf şöyledir: "Güneş Batı ufkunda turuncu eteklerini suya sermişti. Akşam, kızıl bir yangına dönmeye başlayan renklerini elinde kalan son yaldızlarla parlatıp; ufkun koyu mavi çizgisindeki lacivert suya serpiştirirken, kıyıda; mavi, yeşil, ela alazlarla kavrulan iki yürek vardı... Ah deniz!"

Bu romanda Özgenç, içinde yaşadığı halkın millî, dinî, ahlakî, tarihî ve insanî değerlerini evrensel bir bakış açısıyla yoğurup eser haline getiren istisnai bir iş yapmıştır. Mahallesinde okuma/yazmaya, rahatsız edilmeye hazır insan sayısının az olması onun ve yazdıklarının yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeldir. Buna rağmen o yazmaya devam ediyor. Allah kalemini keskin, yolunu açık etsin!

Özcan YENİÇERİ

(ALINTIDIR.)

Kaynak : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/eynesi-ana-ve-emine-ozgenc-35491yy.htm

Bu haber 60 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Alıntıya Dair

5 ÖNEMLİ DERS

5 ÖNEMLİ DERS "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar

Bitişik Eğik Yazıya Başlarken Yapılan Pedagojik Yanlışlar Okuma zihinsel, yazma ise fiziksel bir olaydır. Okulda gerçekleşen okur-yazarlık etkinlikleri sayesinde çocuk toplu...
Bayram AKTAŞ Bayram AKTAŞ
KENDİNE İYİ BAK
Arzu METLİ Arzu METLİ
İNSAN ÇEKER
Halil MANUŞ Halil MANUŞ
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ?
Ozan ERBABİ Ozan ERBABİ
MUSTAFA KEMAL’İM
Bekir ÜNVER Bekir ÜNVER
YİNE HAZAN, YİNE HÜZÜN
Mustafa BATMAN Mustafa BATMAN
GÖZLERİ PERİ BİR DENİZ KIZI
Mahmut ÇAĞATAY Mahmut ÇAĞATAY
BİN OLURUZ
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
ÖZLÜYORUM
Mustafa METLİ Mustafa METLİ
YOKSUN
Mesut YAZANEL Mesut YAZANEL
BİRAZ DA ARABESK
Erhan EROĞLU Erhan EROĞLU
NİĞDE KALESİ AHMEDEK BÖLÜMÜ
ESAT HALAÇOĞLU ESAT HALAÇOĞLU
ANNEMİN ARDINDAN
İhsan UĞRAŞ İhsan UĞRAŞ
BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA
Aydın UZKAN Aydın UZKAN
LÂL CERİHALAR
Veli HAYTA Veli HAYTA
''NE OLURSAN OL GEL'' EĞİTİM ŞART
Bestami NAR Bestami NAR
BAHAR GELDİ Mİ ?
Mehmet KESKİN Mehmet KESKİN
YOK..
A. TEMİR A. TEMİR
Gerçek Kahramanlara Mektuplar
Aydın ORHAN Aydın ORHAN
öYLECE
Yunus KIZIL Yunus  KIZIL
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK?
Özcan CANPOLAT Özcan CANPOLAT
MUHAYYELAT
Hilal ÇAPKINER Hilal ÇAPKINER
ÖTE...
İbrahim YILMAZ İbrahim YILMAZ
MUHALİF RÜZGAR
Ümit SİVRİKAYA Ümit SİVRİKAYA
FUTBOL TERÖRÜ
Bekir ÇINAR Bekir ÇINAR
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Birgül UZUN Birgül UZUN
UZAKLARDAKİ ZEYTİN AĞACI
Osman DEMİRTAŞ Osman DEMİRTAŞ
Bakıp da Göremediklerimiz

YAZAN-EL EDEBİYATA DAİR - Edebiyata ve Sanata Dair Ne Varsa Bu sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
RSS | Yazar İçin | Yazarlık

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi